aşkkk

Sevda

    Buluttan uçtum, Yağmurdan geçtim ben. Rüzgarda savrulup, Güneşte güldüm ben. Gözleri alev, elleri kor…     Gün geldi yeşil seçtim söz diye; Çimenden bilirim, yapraktan geçtim, daldan yettim ben. Gün döndü mevsim seçtim çiçek diye; Yüreğim tomurcuk ki, avuç avuç bir sevda. Halleri eda, sözleri vefa…     Yağmurdan uçtum, Buluttan geçtim ben. Güneşte kavrulup, Rüzgarda güldüm ben.… Read more →

IMG_4932

Dünkü Gün

Pırıl pırıl bir aydınlık vardı alnının tam ortasında. Yüzüne daha da dikkatli bakınca iki kaşının ortasında, alnının çatında küçük ve mor bir elmas taşın ışıldayarak döndüğünü gördüm; aklım mı?  Her şey dün gibi aklımda.. Akıl demişken, Aklım başımda hiç ama hiç değil ve gün henüz sona ermiş olamaz.  Etrafıma bakındım, orta sehpada duran telefonuma gitti sonra elim. Evet evet, yanılmamıştım… Read more →

papatya ve kelebek

Papatya Falı

“Bir küçücük kelebek Uçtu geldi dönerek Kondu bir papatyaya Çok mesudum diyerek…”   Çocukluğumdan kalan böyle bir şarkı var hatıralarımda. Papatyayla kelebeğin hikayesi. Aşk gibi ama sonu oldukça acıklı…Masum kelebek ve bedhah papatya…   Şarkının ikinci ve son paragrafı şöyle; “Papatya çok haindi Birdenbire silkindi Kelebek suya düştü La…laaa..la..laaa..la.laa…”   Ve beni hep ağlatırdı bu şarkı. Başı güzel ve romantik… Read more →

Kırmızının Böylesi

Kırmızının Böylesi

Gözlerinin yeşili babamdan bana en büyük mirasım…ama benim gözlerim kahverengi ve ayrıca tırnaklarıma alev kırmızısı oje sürdüm demin; kan kırmızı. Kurusun diye de üfledim, üfledim… Kan kırmızısı diyince, kan tutuyor beni; hem de çok pek çok…   Bugün eski fotoğraflarıma baktım uzun uzun. Biz üç kardeşiz ve babam üçümüze de ayrı ayrı albümler yapıp verdiği için çocukluk malzemem de oldukça… Read more →

ışığı gördüm

Işığı Gördüm

Zifirî karanlıktı her yer ve donmuştu hayat, durmuştu tiktaklar; derken gözlerimi pırıl pırıl bir ışığa açtım…nasıl kapanmıştı öncelikle onu anlatmalıyım, çok tuhaf oldu her şey. Aslında yazın tam ortasıydı ve Antalya sıcaktan tabir yerindeyse kavruluyordu. O kadar sıcaktı ki, denizden çıkınca bikinimin kurumasına bile fırsat bulamadan ferahlayabilmek için tekrar suya girmem gerekiyordu. Kumsaldan gün boyu ayrılmadan, kâh duşta kâh denizde… Read more →

Aşkım Müzik

Aşkım Müzik

Benim müziğe yeteneğim sıfır, valla resmen sıfır…en büyüğünden bir dairenin ortasıyım ben. İlkokulda flüt dahi çalamayan, karnesinde tüm dersleri, evet hepsi pekiyi, müzik orta olan temiz önlüklü, kırmızı kurdeleli, inatçı ve inançlı o öğrenciyim gözünüzde canlandırın işte. Notalar düşmanım; sol anahtarı kabusum; tam bir kabiliyet düşmanıyım söz konusu müzik olunca. Hal böyleyken, kendi beceriksizliğimle barışık, tüm müzisyenlere aşık, tüm şarkıların… Read more →

Akarsu

Akarsu

Uzunca bir zamandan beri hastayım biraz; en çok da duygusal olarak. Hassas, duygusal, epey de kırılganım maalesef. Şu yırtık tiplerden olamadım bir türlü, ben nazlı ve gözü yaşlıyım ne yapayım? Yani ne yapayım dediğime bakmayın, aslında kararlarımın eseriyim ve yaptıklarımın bir kısmını yapmasam, başıma da yaşadıklarımın bir bölümü gelmemiş olsa, o gözyaşı nehirlerinde yıkanmaz akı ak moru mor olmazdım tabi… Read more →

Yeşil

Yeşil

Hüznün sonradan öğrenilen birşey olmadığını biliyorum. Kişi bu kodla dünyaya geliyor olmalı, çünkü hislerini daha yoğun yaşayan insanlarla beraber pek çok donuk ve gözü kuru tiple de dolu etrafımız. Ne zaman kendimi mutsuz ve kötü hissetsem “Üzüntülerimi, dertlerimi arka bahçeye gömdüm” diye espiri yaparım; hüzün bahçem orası…mis kokulu leylaklarla bezenmiş gizli bahçem…Sert rüzgarların dallarını kırdığı ama asla pes etmeyen meyva… Read more →

karton bebek

Uyanma Vakti

Alarm her zamanki gibi haftaiçi saat 06:45’e kurulu olarak çaldı. Başucumda, şarja takılı telefonuma el alışkanlığıyla uzandım ve erteledim yeniden çalana kadar belki bir rüya daha görürüm umuduyla. Düşünün, bu zamanlarda bile hala umudu olabilen biriyim ben. Ama biliyordum artık uyanma vakti gelmişti; uyanıp herkes gibi olma vakti. Rüyalarda buluşacaktık seninle, değil mi sevgili? Bekle beni, kavuşacağız illa ki. Ve… Read more →

tost

Gülüm Benim

Sabahları uyanır uyanmaz kahvaltı yapmaya bir türlü alışamadım. Erken saatte kahvaltının tadı olmuyor diye diye birşeyler atıştırmam taa karnım guruldayana ve zaman öğleni bulana kadar sürer bazen. Özellikle geç kalkınca yavaş yapılan mükellef bir kahvaltı isterim, çok fazla çeşit değil belki ama özenli sofralarda doyarım ben, ruhumla beraber. Şık bir tabakta kuru bir tost ve iki zeytin olsun, yanına bir… Read more →