Kuşlar

wet owl“Mini mini bir kuş donmuştu,

Pencereme konmuştu.

Aldım onu içeriye,

Cik cik cik cik ötsün diye…

Cik cik ederken canlandı;

Ellerim bak boş kaldı”

 

Kuşları hep sevdim. Kanatlarım olsa da uçsam dedim özlemle.

Pencerenin pervazındaki kırıntıların serçesi, vapurun simit atılan martısı, kafesteki sarı kanaryayım ben; adım Charlie.

Masaldaki gibi pembeli kızı ailesine getiren leylek de oldum, sabahın erkencisi karga da. Güzel tüylü bir tavus kuşu mu dersin, taklitçi bir papağan mı? Ne istersen oyum ben. Turistlerin yem attığı güvercindim bir gün, yüksekten uçan bir atmaca seneye!

Galiba en çok da baykuştum ben; evet evet gece kuşu bir baykuş.

Bu gece yağmur var. Kuşların kanatları ıslanır değil mi yağmurlarda?