Yeşil

YeşilHüznün sonradan öğrenilen birşey olmadığını biliyorum. Kişi bu kodla dünyaya geliyor olmalı, çünkü hislerini daha yoğun yaşayan insanlarla beraber pek çok donuk ve gözü kuru tiple de dolu etrafımız. Ne zaman kendimi mutsuz ve kötü hissetsem “Üzüntülerimi, dertlerimi arka bahçeye gömdüm” diye espiri yaparım; hüzün bahçem orası…mis kokulu leylaklarla bezenmiş gizli bahçem…Sert rüzgarların dallarını kırdığı ama asla pes etmeyen meyva ağaçlarım var baharda yeşeren, çiçek açan. Ve gölgesinde japon balıklarının yüzdüğü minik bir havuz. Burası saklı parçam.

Özenle düzenledim arka bahçemi, geçmişimle varım ve kendimi, herşeyi, herkesi affettim ben. Sadece kurtulamadığım tek bir şey kaldı, o da hüznüm! Gözlerimdeki yaşları bu havuza boşalttım sık sık. Kimse görmeden havuzu büyüttüm ara sıra. Bahçemi görenler oldu; böyle özel şeylerin pek kalmadığından dem vuruyorlar, herhangi bir bahçeye bile sahip olmak bugünlerde büyük bir ayrıcalıkmış dediklerine göre. Benimse bildiğim tek şey hüznümün yeşil olması, biraz su biraz yosun yeşili…

Post navigation